![]() |
|
|
|||||||
| Sağlık Sağlık Yaşam Hakkında Bilgiler Elde Edinebilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ForuMini..® Istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 2,996
Blog Başlıkları: 1
Rep Puanı: 6000
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İtibar Gücü: 67
|
Adaçayı
Pek çok türü olan adaçayı bitkisinin tüm türlerinin ortak bir özelliği vardır; yumuşak, içten desenli yapraklar ve garip, sanki açık bir gagayı andıran çiçekler. Adaçayının etken maddeleri uyarıcı, kan dolaşımını hızlandırıcı ve sinir sistemini destekleyici özelliklere sahiptir. Ayrıca mide bulantısı ve ishal de adaçayı ile tedavi edilebilir. Ateş düşürücü, enfeksiyon hastalıklarında terlemeyi önleyici ve yüksek kan şekerini düşürücü olarak da kullanılabilir. Ayrıca, yaraların kapanmasına yardımcı olabilir. Tüm bunların yanı sıra da, güzellik bakımı açısından yeri doldurulamaz. Deri sağlığının koruyucusudur ve saç dökülmesini önleyebilir. Toplama: Tüm adaçayı türleri aynı özelliklere sahiptir. Tümü de doğadan devşirilebilir. Yapraklar, çiçeklenme başlamadan toplanır ve hemen gölgede kurutulur. Ayısarımsağı Ayısarımsağının kan temizleyici ve mide-bağırsak sistemini temizleyici etkisinden, ilkbaharda yapılan bir beden temizleme küründe yararlanılabilir. Nisan-mayıs aylarında bitki çiçeklenmeden önce, yeşil yapraklar toplanır ve çiğ tüketilir. Yıkanıp ince doğrandıktan sonra, maydanoz gibi, yemeklerin üstüne serpiştirilir. Ayısarımsağı yaprakları salatalarda kullanılabilir veya ıspanakla karıştırılarak yemeği pişirilebilir. Orman sarımsağı, yabani sarımsak gibi adlarla da anılan ayısarımsağı, genel anlamda, kültür sarımsağının özelliklerinin çoğuna sahiptir. 40 cm kadar yükselen bitki gölgeli ve nemli bölgelerde, çalılıklarda ve orman alanlarında yetişir. Ülkemizde Doğu Karadeniz Bölgesinde yaygınlıkla görülür. Sapının ucunda beyaz bir topu andıran çiçeği vardır ve kokusu güçlüdür. Yapraklarda kan temizleyici özellik taşır, tentür biçiminde ayısarımsağı unutkanlığa ve bronşite karşı başarıyla kullanılabilir. Yüksek kan basıncı, damar sertliği ve şişkinlik de başta gelen kullanım alanlarıdır. Toplama: Dikkat, zehirli acıçiğdemle karıştırılmamalıdır! Nisan ve mayıs aylarında toplanan yapraklar yalnızca tazeyken kullanılmalıdır, kuruduğunda iyileştirici gücünü yitirir. Ayısarımsağı soğanı ise sonbaharda sökülür. Civanperçemi Beyaz, pembe veya sarı renkli küçücük çiçeklerden oluşan narin çiçek şemsiyeleriyle bitki, başka adlarla da anılır: Akbaşlı. binbiryaprak, kandilçiçeği vb. Bir tarağı andıran uzun ve dişli yaprakları zorunlu hallerde sıkça yara sargısı olarak kullanılmıştır. Tedavi amacıyla çiçekler kadar tüm bitki de kullanılır. Sindirim salgılarını uyarır ve böylece kramp çözücü etki oluşturur. Kadınlarda sinirlilik ve düzensiz adet görme gibi rahatsızlıklara karşı etkilidir. Ayrıca önemli bir kan temizleyicidir ve bu sayede akne ve egzama gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Kanamaları durdurabilir ve yarayı dezenfekte eder. Civanperçemi kullanımı ile birlikte enfeksiyonlar hızla yok olur. Toplama: Tüm bitki, çiçekler henüz tam olarak açılmadan toplanır. Civanperçemi tüm kuru çayırlarda bulunabilir. Isırganotu Bu bitkiyle tanışmanın acısını herhalde pek çoğumuz tatmışızdır. Ama ona değdiğimizde bize şırınga ettiği maddeler (asetilkolin ve histamin), ısırganotunun önemli bir bitki oluşunda başlıca rolü oynarlar. Bitki, organizmadaki bütün metabolizmaları uyarır. Ama onun özelliklerinden pek çok hastalıkta da yararlanılabilir. Isırganotu öncelikle idrar arttırıcıdır. Romatizma, gut, sık idrara çıkma ihtiyacı duyma, idrar tutukluğu, mesane taşı ve prostat iltihabı gibi rahatsızlıkları olanların, bitkinin idrar arttırıcı etkisinden yararlanabilecekleri unutulmamalıdır. İshale karşı kullanılabilir. Kanamaları ve rahatsız edici nezle akıntılarını durdurabilir. Kanı temizler ve öncelikle bu özelliği sayesinde, ilkbahar kürlerinde kullanılan bitki çaylarında mutlaka yeri vardır. Isırganotu çok eski zamanlardan beri ıspanak gibi de tüketilir. Sebze çorbalarına katkı olarak da kullanılabilir, çünkü içerdiği demir ve magnezyum gibi madensel maddeler organizma için çok önemlidir. Bitkinin içerdiği C vitamini oranı da dikkat çekicidir. Toplama: Tüm ısırganotu türleri doğada ve bahçelerde yetişir. Sapın toprağa en yakın bölümünden kesilir. Her mevsimde, gerektiği kadar toplanmalıdır. Taze olarak daha etkilidir. Çiçeklenme, haziran ve ekim dönemindedir. Tarım mücadele ilaçları kullanılan bölgelerden toplanmamalıdır! Genelde küçümsenen ısırganotu, Tanrı’nın eczanesinde yetişen en önemli şifalı bitkilerdendir. Onun kan temizleyici ve kan yaptırıcı gücünden de özellikle ilkbahar kürleri biçiminde yararlanılmalıdır. İlkbaharda genç ısırganotu sürgünleri toplanır ve dört haftalık bir ısırganotu kürüne başlanır. Sabahları aç karnına yudumlanarak içilen bir bardak çayın ardından gün boyunca da iki bardak çay içilir. Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür.
__________________
[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]
==>[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]<== Sorularınız ve sorunlarınız için nocomment@forumini.com mail atabilirsiniz... Bir teşekkürü çok görmeyelim. Emeğe saygı!!! |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ForuMini..® Istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 2,996
Blog Başlıkları: 1
Rep Puanı: 6000
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İtibar Gücü: 67
|
Dar yapraklı Sinirliot
Dar yapraklı sinirliot, kılıç benzeri yapraklarıyla 50 cm kadar yükselebilir. Çiçekler, ince ve dümdüz sapların ucundaki oval başakları taçlandırırlar. Bitki yol kıyılarında, çimlerin arasında ve oksijen açısından yoksul zeminlerde yetişir. Tedavi edici olarak, bitki özsuyu, yapraklar ve kök, bazen de tohumlar kullanılır. Bitkinin etken maddeleri öksürüğü kolaylaştırıcı ve bağırsak işlevlerini düzenleyici özelliklere sahiptir. Ayrıca, akciğer hastalıklarında, diş, baş ve kulak ağrılarında yardımcı olur. Yara tedavisinde ise, ezilen taze yapraklar yaranın üstüne yatırılarak kullanılır. Toplama: Yapraklar ilkbaharda, çiçeklenme başlayana kadar toplanır ve çok kısa sürede, 30-35 derecelik ısıda kurutulur. Tohumlar, olgunlaştıkları ağustos-ekim döneminde kuru havada toplanır ve kurutulur. Kara Hindiba İlkbaharda kara hindibanın sarı çiçekleri açtığında, taze çiçek saplarıyla iki haftalık bir kür uygulanmalıdır. Günde on tane çiçekli sap toplanır, iyice yıkandıktan sonra çiçekler koparılarak atılır ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yutulur. Güçsüz ve bitkin kişiler, bu hindiba kürü sırasında bedenlerinin yepyeni bir yaşam enerjisine kavuştuğunu hissedeceklerdir. Kekik Güneşli bayırlarda ve orman kıyılarında yetişir. Bu küçük bitki, temmuz-eylül döneminde çiçeklenir ve çevresine çok etkili aromatik bir koku yayar. Kekiğin içerdiği bu uçucu eterli yağ, kramp çözücü ve dezenfekte edici etkilere sahiptir. Bu nedenle de, genellikle solunum yolları hastalıklarına karşı kullanılır. Bronşit ve astım hastalıklarında da çok rahatlatıcıdır. Ayrıca, sindirim sistemini uyarır ve iştahı açar; öncelikle baharat olarak kullanılmasının başlıca nedeni bu özelliğidir. Ama kekik tiroit bezini uyarabilir. Bu nedenle, aşırı dozajlarda dikkatli olmak gerekir! Toplama: Şifalı bitki olarak, öncelikle çiçekli sürgünler olmak üzere, bitkinin tümü kullanılır. Sabahları kahve yerine içilecek bir bardak kekik çayı mucizeler yaratabilir. Kişi kendini tazelenmiş hisseder, midesi güçlenir, rahatsız edici sabah öksürüğü yok olur ve gün boyu süren bir enerji kazanılır. Yarım tatlı kaşığı kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Kekik çayı soğutulmadan yudumlanarak içilmelidir. Koyunotu Gülün uzak bir akrabası olmasına karşın, görünümü hoş bir bitki sayılamaz. 80 cm kadar yükselebilen gövde sapı kaba yapılı ve yapraklar gibi tüylüdür. Küçük sarı çiçekler haziran-ağustos döneminde, bir başak görünümünde açılırlar. Bitki her yerde, ama özellikle killi topraklarda yetişir. Güneşli açık alanları, çalılıkları ve verimsiz çayırlıkları sever. Çiçekler ve yapraklar yazın toplanmalıdır. Hafif idrar arttırıcı olarak ve yara tedavisinde kullanılabilir. Yorgunluğa karşı yararlanılan etkisi ise dikkat çekicidir. Koyunotunun bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Toplama: Çiçek ve yapraklar haziran-temmuz döneminde toplanmalıdır.
__________________
[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]
==>[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]<== Sorularınız ve sorunlarınız için nocomment@forumini.com mail atabilirsiniz... Bir teşekkürü çok görmeyelim. Emeğe saygı!!! |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ForuMini..® Istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 2,996
Blog Başlıkları: 1
Rep Puanı: 6000
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İtibar Gücü: 67
|
Mayıs Papatyası
Büyükannelerimizin bu en değerli ilacı daha yirmi yıl öncesine kadar küçümseniyordu. Ama günümüzde papatya çiçeğinin iltihap önleyici etken maddeleri hak ettikleri saygıyı görüyorlar. Özellikle çiçeğin içerdiği eterli yağa büyük önem veriliyor. Çünkü o, kılcal damarları yeniden daraltmakla kalmayıp(iltihaplanmada genişleyen kılcal damarlar),ayrıca kramp önleyici olarak da çok etkilidir. Adet görme problemleri yaşatan kadınlar ve mide rahatsızlığı, kramp, kolik ve bağırsak rahatsızlığı çeken herkes, papatyanın iyileştirici etkisinden çay içimi, oturma banyoları ve friksiyon biçiminde yararlanmalıdır. Mayıs papatyası, etkinliğinin doruğuna ancak, kaynatıldıktan sonra varabilir. Çünkü, aktif olmayan pro-azulen C ancak yüksek ısılarda etken azulene dönüşebiliyor. Toplama: Genellikle yol kıyılarında, tarlalarda ve bahçelerde yetişen mayıs papatyası, yalnızca güneşli günlerde toplanmalı ve hemen havadar ve gölgelik bir yerde, temiz örtülerin üstüne serilip kurumaya bırakılmalıdır. Ökseotu Ökseotunun şifalı bitki olarak en önde gelen özellikleri, kan basıncını dengeleyici ve kan dolaşımını düzenleyici etkileridir. Herkesin yılda altı haftalık bir ökseotu kürü uygulamasını öneriyoruz. İlk üç hafta boyunca günde 3 bardak, iki hafta boyunca günde 2 bardak ve son bir hafta boyunca da günde 1 bardak ökseotu çayı içilmelidir. Bu kürden sonra kan basıncı ve kan dolaşımı normalleşmiş olacaktır. Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ökseotu, orta boy bir bardak dolusu soğuk suda 12 saat demlendikten sonra ısıtılır ve süzülür. Kullanım kolaylığı bakımından, günlük çay miktarı bir kerede demlenir ve temiz bir termosta muhafaza edilir. Aksi halde, çabucak soğuyacak olan çayın sıcak su banyosunda (benmari) ısıtılması gerekir. Öksürükotu Öksürükotu, öksürüğe karşı kullanılan en eski bitkidir. Eski Yunanlılar bile, astımı yatıştırabilmek için, yakılan bitkinin dumanını içlerine çekerlermiş. Bitki 15 cm kadar yükselir, çok köşeli yaprakları ve altın sarısı çiçekleri vardır. Daha mart ayında topraktan çıkmaya başlayan çiçekler ilkbahar müjdecisi olarak bilinir. Öksürükotu öncelikle killi topraklarda ve dere kıyılarında yetişir. Ancak mayıs başlangıcında gelişmeye başlayan yapraklar, salatalara katkı olarak kullanılabilir, çünkü yüksek oranda C vitamini içerirler. Çay demlemede kullanılan çiçek ve yapraklar hızla küflenebilirler. Bu nedenle, toplandıktan hemen sonra 40 derece civarındaki bir ısıda iyice kurutulmalıdırlar. Çayın çok iyi süzülmesine özen gösterilmelidir. Toplama: Çiçekler mart ve nisanda, yapraklar ise mayıs ve temmuzda toplanır. Sarı Kantaron Eski çağlardan beri sarı kantaronda pek çok iyileştirici ve doğaüstü güçler olduğu söylenegelmiştir. Halk arasında da bitki, kanom, kılıçotu, mayasılotu, yaraotu gibi adlarla anılır. Dümdüz ayakta duran ve 90 cm kadar yükselebilen bitkinin sarı çiçekleri, ezildiklerinde kırmızı bir sıvı salgılarlar. Sarı kantaron, 2200 metreye kadarki çayırlıklarda, orman ve tarla kıyılarında yetişir. Taze veya kurutulmuş olarak, çiçeklenmekte olan tüm bitki kullanılır. Çay olarak, sinirsel rahatsızlıklara, histeriye ve düzensiz adet kanamalarına karşı başarıyla kullanılabilir. Kantaron yağı ise dıştan kullanımda, yaralara, çatlaklara, lumbago ağrılarına ve güneş yanığına karşı çok etkilidir. Toplama: Haziran-ağustos arasında, çiçeklenme dönemindeki bitkinin tümü toplanır ve gölgede kurutulur. Sinirliot Taze sinirliot yapraklarıyla hazırlanan şurup kan temizleyici etkiye sahiptir ve her öğünden önce kullanılmalıdır. Yetişkinler bir yemek kaşığı alırken, çocuklar yarım tatlı kaşığı alırlar. Sinirliot şurubu iki ayrı reçeteye göre hazırlanabilir: 1) İki avuç dolusu iyice yıkanmış taze sinirliot yaprağı kıyma makinesinden geçirilir. Bu yaprak lapası biraz su eklenerek sulandırılır. 250g çiçek balı ve 300g ham şeker eklenir. Çok düşük ısıda sürekli karıştırılarak kaynama derecesine geldiğinde ocaktan indirilir. Yaprak, bal ve ham şekerden oluşan ağdalı şurup temiz kavanozlara aktarılır ve buzdolabında muhafaza edilir. 2) İyice yıkanmış sinirliot yaprakları bir çömleğin veya cam kabın dibine bir kat dizilir ve üstüne bir kat ham tozşeker serpildikten sonra yine bir kat yaprak dizilir. Kap dolana kadar bu işlem sürdürülür. Kap dolduktan sonra, besinlerin korunmasında kullanılan ince plastik folyelerle, hava almayacak biçimde ağzı iyice örtülür ve bahçenin belirli bir köşesine gömülür. Üstü toprakla örtülmeden önce, kap bir tahta parçasıyla koruma altına alınır. Toprağın altındaki değişmeyen ısıda sinirliot-şeker karışımı mayalanmaya başlar. Sekiz hafta sonra kap topraktan çıkarılır, oluşan şurup kısaca kaynatılır ve soğuduktan sonra şişelere veya kavanozlara aktarılır.
__________________
[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]
==>[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]<== Sorularınız ve sorunlarınız için nocomment@forumini.com mail atabilirsiniz... Bir teşekkürü çok görmeyelim. Emeğe saygı!!! |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bitkiler, sifali |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
