ForuMini-Adı Gibi Sevimli Tek Adres
Oyunlar Gruplar Bloglar Albümler Mini-Chat

Go Back   ForuMini-Adı Gibi Sevimli Tek Adres > Eğitim > Lise Bilgileri > Filozoflar ve Bilim Adamları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26.05.07, 17:44   #1 (permalink)
Çılgın Yönetici
 
no comment - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
no comment - MSN üzeri Mesaj gönder
Arrow Augustinus'un yaşam öyküsü

(354 - 430) Origenes'in karşıtı ve aynı zamanda Kilise Babalarının en büyüğü olan ve en önemli kişi olarak kabul edilen düşünür "Augustinus"tur. Denilebilir ki, İlkçağ ile Ortaçağın sınırı üzerinde bulunan Augustinus ile Patristik dönem hem olgunluğa ulaşmış, hem de son bulmuştur.

Augustinus, politeist (çok Tanrılı) Romalı bir subay ile Hıristiyan bir anadan doğmuştur. Önce çeşitli etkilerde kalan Augustinus, çok sonra Hıristiyan olmuştur. Hıristiyan olduktan sonra, gerek teorik ve gerekse pratik yönden, tüm yaşamını Kiliseye ayırmış, Kuzey Afrika'da piskopos olarak ölmüştür.

Augustinus'un yaşamını, en iyi şekilde, kendisinin yazdığı bir eserden, "Confessiones" isimli eserinden öğreniyoruz. Confessiones'in dünya edebiyatında özel bir önemi vardır. Çünkü bu eserin, dünya edebiyatında ilk gerçek otobiyografi olduğu söylenebilir.

Eserinde Augustinus bize önce gençliğini nasıl geçirdiğini anlatır. Bu gençlik, o dönemde Romalı bir genç için alışılagelen, öncelikle hazzı elde etmek isteyen ve öteki şeyleri ikinci plâna iten Epikürcü bir yaşam biçimidir. Onun yaşamında karakteristik olan şey, yaşadığı dönem ile ilişkisine birdenbire ve de tesadüfen son verişidir. İlk gençlik döneminin eğlenceye dönük yaşamından Augustinus'u Cicero'nun bir eseri ile tanışması caydırmıştır.

Bu eser ile tanışmak, Augustinus'a yaşamının tamamını bilim ve felsefeye ayırma kararı verdiriyor ve bunun üzerine hitabet hocası oluyor. Bu görevi Augustinus fazlaca yadırgamıyor. Çünkü onun hitabete olan yakınlığı ve hâkimiyetini tüm eserlerinde görebiliyoruz.

Yalnızca felsefe ile doyuma ulaşamayan Augustinus, dini bir görüşe de sahip olma gereksinimi duyar. Bu gereksinim onu, pek karakteristik olarak, Hıristiyan olmayan, daha çok Zerdüşt dininin temeli üzerinde kurulu Gnostik bir mezhep ile, "Mani" mezhebi ile ilişki kurmaya zorlamıştır.

Bu mezhep Augustinus'tan tahminen yüz yıl kadar önce Mani isminde İranlı biri tarafından kurulmuştur. Zerdüşt dininin evreni biri ötekine karşıt iki gücün, iyi ile kötünün, bir kavga alanı olarak anladığını biliyoruz. İyi ve kötü başlangıcından bu yana vardır ve biri öteki ile sürekli kavga içindedir. Bu karşıt iki gücün gerçek savaş alanı insan ruhudur.

Augustinus'un Mani mezhebine bağlanışı yalnızca bir rastlantı sonucu olmamıştır. Çünkü o da ötedenberi kötünün reel bir güç olduğuna inanıyordu. Bu inancı ile Augustinus Sokrat'ın karşıtı bir anlayışa sahiptir. O daha çok Paulus'a. yaklaşmıştır. Çünkü Sokrat'a göre "kötü" bir realite olmayıp yalnızca bir hatanın ürünüdür.

Oysa Paulus'a göre insan "iyi "yi bilir, fakat iyiye göre davranmakta güçsüzdür, yetersizdir. Kötülük, insanın egosunda (nefs) bir türlü yenemediği bir güçtür. Augustinus bir süre sonra Manizmden ayrılmıştır. Buna, bu mesleğin başındakilerin boş olduklarını (kof olduklarını) görmesi ve ayrıca Gnostik mezheplerde tümüyle hayalci düşüncelerin fazlaca yer aldığının farkına varması neden olmuştur.

Manizmden ayrıldıktan sonra sağlam bir temel bulamayan Augustinus, kendini bir süre "şüpheciliğe" kaptırmıştır. O dönemde şüphecilik henüz kendini koruyabilen bir akımdı Augustinus gibi gerçeği büyük bir tutku ile arayan bir ruhun şüphecilikte uzun süre kalamayacağı doğaldır. Bunun içindir ki Plotin'in felsefesini tanıması kendisi için gerçek bir kurtuluş olmuştur. Tüm şüphelerinden kurtulup bu kez de Yeni Eflâtuncu olan Augustinus, yaşamının sonuna kadar bu felsefeye olan sevgisini ve ilgisini korumuştur.
__________________
[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]

==>[Sadece forumumuza üye olanlar linkleri görebilirler Tiklayin ve kaydolun...]<==

Sorularınız ve sorunlarınız için nocomment@forumini.com mail atabilirsiniz...


Bir teşekkürü çok görmeyelim. Emeğe saygı!!!
no comment isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
augustinusun, oykusu, yasam



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Archytas'ın yaşam öyküsü no comment Filozoflar ve Bilim Adamları 1 26.05.07 17:39
Aristippos'un yaşam öyküsü no comment Filozoflar ve Bilim Adamları 0 26.05.07 17:39
Antisthenes'in yaşam öyküsü no comment Filozoflar ve Bilim Adamları 1 26.05.07 17:37
Anselmus'un yaşam öyküsü no comment Filozoflar ve Bilim Adamları 0 26.05.07 17:33
Anaksimenes'in yaşam öyküsü no comment Filozoflar ve Bilim Adamları 0 26.05.07 17:32


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:14 .

rss alexa Firefox 2