Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ForuMini..® Istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 3,013
Rep Puanı: 6000
İtibar Gücü: 68
|
Mayıs Papatyası
Büyükannelerimizin bu en değerli ilacı daha yirmi yıl öncesine kadar küçümseniyordu. Ama günümüzde papatya çiçeğinin iltihap önleyici etken maddeleri hak ettikleri saygıyı görüyorlar. Özellikle çiçeğin içerdiği eterli yağa büyük önem veriliyor. Çünkü o, kılcal damarları yeniden daraltmakla kalmayıp(iltihaplanmada genişleyen kılcal damarlar),ayrıca kramp önleyici olarak da çok etkilidir.
Adet görme problemleri yaşatan kadınlar ve mide rahatsızlığı, kramp, kolik ve bağırsak rahatsızlığı çeken herkes, papatyanın iyileştirici etkisinden çay içimi, oturma banyoları ve friksiyon biçiminde yararlanmalıdır. Mayıs papatyası, etkinliğinin doruğuna ancak, kaynatıldıktan sonra varabilir. Çünkü, aktif olmayan pro-azulen C ancak yüksek ısılarda etken azulene dönüşebiliyor.
Toplama: Genellikle yol kıyılarında, tarlalarda ve bahçelerde yetişen mayıs papatyası, yalnızca güneşli günlerde toplanmalı ve hemen havadar ve gölgelik bir yerde, temiz örtülerin üstüne serilip kurumaya bırakılmalıdır.
Ökseotu
Ökseotunun şifalı bitki olarak en önde gelen özellikleri, kan basıncını dengeleyici ve kan dolaşımını düzenleyici etkileridir. Herkesin yılda altı haftalık bir ökseotu kürü uygulamasını öneriyoruz. İlk üç hafta boyunca günde 3 bardak, iki hafta boyunca günde 2 bardak ve son bir hafta boyunca da günde 1 bardak ökseotu çayı içilmelidir. Bu kürden sonra kan basıncı ve kan dolaşımı normalleşmiş olacaktır.
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ökseotu, orta boy bir bardak dolusu soğuk suda 12 saat demlendikten sonra ısıtılır ve süzülür. Kullanım kolaylığı bakımından, günlük çay miktarı bir kerede demlenir ve temiz bir termosta muhafaza edilir. Aksi halde, çabucak soğuyacak olan çayın sıcak su banyosunda (benmari) ısıtılması gerekir.
Öksürükotu
Öksürükotu, öksürüğe karşı kullanılan en eski bitkidir. Eski Yunanlılar bile, astımı yatıştırabilmek için, yakılan bitkinin dumanını içlerine çekerlermiş. Bitki 15 cm kadar yükselir, çok köşeli yaprakları ve altın sarısı çiçekleri vardır. Daha mart ayında topraktan çıkmaya başlayan çiçekler ilkbahar müjdecisi olarak bilinir.
Öksürükotu öncelikle killi topraklarda ve dere kıyılarında yetişir. Ancak mayıs başlangıcında gelişmeye başlayan yapraklar, salatalara katkı olarak kullanılabilir, çünkü yüksek oranda C vitamini içerirler. Çay demlemede kullanılan çiçek ve yapraklar hızla küflenebilirler. Bu nedenle, toplandıktan hemen sonra 40 derece civarındaki bir ısıda iyice kurutulmalıdırlar. Çayın çok iyi süzülmesine özen gösterilmelidir.
Toplama: Çiçekler mart ve nisanda, yapraklar ise mayıs ve temmuzda toplanır.
Sarı Kantaron
Eski çağlardan beri sarı kantaronda pek çok iyileştirici ve doğaüstü güçler olduğu söylenegelmiştir. Halk arasında da bitki, kanom, kılıçotu, mayasılotu, yaraotu gibi adlarla anılır. Dümdüz ayakta duran ve 90 cm kadar yükselebilen bitkinin sarı çiçekleri, ezildiklerinde kırmızı bir sıvı salgılarlar.
Sarı kantaron, 2200 metreye kadarki çayırlıklarda, orman ve tarla kıyılarında yetişir. Taze veya kurutulmuş olarak, çiçeklenmekte olan tüm bitki kullanılır. Çay olarak, sinirsel rahatsızlıklara, histeriye ve düzensiz adet kanamalarına karşı başarıyla kullanılabilir. Kantaron yağı ise dıştan kullanımda, yaralara, çatlaklara, lumbago ağrılarına ve güneş yanığına karşı çok etkilidir.
Toplama: Haziran-ağustos arasında, çiçeklenme dönemindeki bitkinin tümü toplanır ve gölgede kurutulur.
Sinirliot
Taze sinirliot yapraklarıyla hazırlanan şurup kan temizleyici etkiye sahiptir ve her öğünden önce kullanılmalıdır. Yetişkinler bir yemek kaşığı alırken, çocuklar yarım tatlı kaşığı alırlar.
Sinirliot şurubu iki ayrı reçeteye göre hazırlanabilir:
1) İki avuç dolusu iyice yıkanmış taze sinirliot yaprağı kıyma makinesinden geçirilir. Bu yaprak lapası biraz su eklenerek sulandırılır. 250g çiçek balı ve 300g ham şeker eklenir. Çok düşük ısıda sürekli karıştırılarak kaynama derecesine geldiğinde ocaktan indirilir. Yaprak, bal ve ham şekerden oluşan ağdalı şurup temiz kavanozlara aktarılır ve buzdolabında muhafaza edilir.
2) İyice yıkanmış sinirliot yaprakları bir çömleğin veya cam kabın dibine bir kat dizilir ve üstüne bir kat ham tozşeker serpildikten sonra yine bir kat yaprak dizilir. Kap dolana kadar bu işlem sürdürülür. Kap dolduktan sonra, besinlerin korunmasında kullanılan ince plastik folyelerle, hava almayacak biçimde ağzı iyice örtülür ve bahçenin belirli bir köşesine gömülür. Üstü toprakla örtülmeden önce, kap bir tahta parçasıyla koruma altına alınır. Toprağın altındaki değişmeyen ısıda sinirliot-şeker karışımı mayalanmaya başlar. Sekiz hafta sonra kap topraktan çıkarılır, oluşan şurup kısaca kaynatılır ve soğuduktan sonra şişelere veya kavanozlara aktarılır.
|